Yüce Allah’ın icraatlarını izleyerek imanımızı nasıl besleriz?

124
Aşkla İmtihan

Bir insana inancınızı ve güveninizi onu davranırken, yaparken, ererken izlemekle beslemez misiniz? Allah’ı aramadan, yapıp ettiklerini izlemeden tanıyabilir miyiz ve tanımaya çalışmadan imanımızı besleyebilir miyiz?

“O Allah ki, gökten ihtiyacınıza göre belli ölçülerde su indirir de, onunla kupkuru ölü memleketlere hayat verir.” (Zuhruf, 11) Bu ve benzeri bir çok ayet dikkatimizi ALlah’ın yerlerde ve göklerdeki yaratışına davet ediyor ve “Şüphesiz, mü’minler için göklerde ve yerde nice ayetler (deliller) vardır.” (Casiye, 3) buyruğuyla bizi bu delilleri araştırmaya, incelemeye ve bu deliller vesilesiyle imanımızı beslemeye çağırıyor. 

Bu sabah gördüğünüz kış Güneşi Yüce Yaradan’ın emriyle geri dönüyor. Yüce Yaradan uzaklardan üşütücü rüzgârlar göndererek, yeryüzü yolcularına ‘artık gidin’ diyor. Kuşları öteki ufuklara göçe çıkardı, kelebekleri ve ağustos böceklerini, gelecek yılı şenlendirmek üzere geri gönderdi. Trilyonlarca ton suyu okyanuslardan bulut vagonlarına yükleyip, dilediği vadilere durmadan taşıyıp döküyor. Ağaçlar, bitkiler, böcekler, rüzgâr, yağmur, kar, çamur, her şey ve herkes öylece durup bir ilahi emir bekliyor. Her emirle doğa mevsimleri siyaha, beyaza, yeşile, sarıya büründürüyor.

Yüce Kerim, bitkileri rızıklarının içinde büyütüyor; hayvanların rızıklarını ayaklarının altına ekiyor veya dalların ucundan uzatıyor. Göç edemeyen sincap yavrularını kış uykusunda ısınmaya hazırlıyor. Annelere gizlice sunduğu şefkatin zevki eliyle bebekleri koruyor.
Yerlerden ilahî katına ulaşan şu sayısız dileyişleri, iniltileri, sevinçleri, şükürleri duyup karşılamak ne tarifsiz yüceliktir. En önemlisi, size şah damarınızda da yakın olan şefkatli Sahibiniz, her an ve şu an, yani şimdi siz bu satırları okurken, sevgisini kalbinize sarmak ve yaratışının ihtişamını içtenlikli bilincinize bildirmek istiyor.