Bana haram olan bir şehveti düşünmekten nasıl kurtulabilirim?

“Şeytandan sana bir kışkırtma geldiğinde Allah'a sığın.” (Araf, 200)

10325
Aşkla İmtihan

Soru: Hocam Ben evliyim fakat zihnim sürekli bana kesin haram olan birini düşündürüyor. Vallahi kurtulmak istiyorum ama şeytan sürekli beni bu düşünmelere sevk ediyor. Bu kötü durumdan nasıl kurtulabilirim?

Cevap: Şeytan haramları zihnimize sokmak için sürekli telkin yağdırır. Biz günah işledikçe şeytanın zihnimizdeki alanı genişler ve yayınladığı iç ses yükselir. Günah arttıkça bir süre sonra zihin tamamen şeytanın konuştuğu ve yönettiği bir şer makinesine dönüşür.

Allah bu durumdan nasıl korunacağımızı bize bildirmiştir:Şeytandan sana bir kışkırtma geldiğinde Allah’a sığın.” (Araf, 200)

Peki siz şeytandan Allah’a sığınıyor musunuz? Günde kaç bin kere? Şimdi sığınmaya başlayın. Euzubillahimineşşeydanirraciym. Gelen günlerde uyanır uyanmaz ve yatağa uzanıncaya kadar en yoğun zikriniz bu olsun.

Bu anlatımdan anlaşılan sorun bir vesvese, takıntı, (okb) değil, bir cinsel bozukluk hastalığıdır. Takıntı örneği, ellerini yıkar, yıkamadığını sanır, namazını kılar, kabul olmadığını sanır. Böylesi takıntıların türlerine göre giderilmesinin yolları Zihinsel Şifa kitabında ele alınmıştır. Takıntıya karşı en basit teknik umursamamayı öğrenmektir ama bu yöntem sadece bazı durumlarda işe yaramaktadır ve yapılması gereken başka şeyler de vardır.

Yukarıdaki sorunun konusu ise, kişinin kardeşine, çocuğa veya benzer şekilde kendisine nikah dinen haram olan kişiye cinsel ilgi ve arzu duyması ve bu arzunun hayaline kendisini kaptırmasıdır. Bu tıpkı eşcinsellik gibi çok ciddi bir hastalıktır.

İnsan beynini çeşitli arzuları temsil eden kişilerin yönettiğini söyleyebiliriz. Her kişi bir arzuyu temsil etmekte ve hangi kişi güçlü ise beynin kararlarında onun sözü geçmektedir. İnsan bilincine düşen de bu kişiler arasında iyiyi temsil edenleri güçlendirmek, kötüyü temsil edenleri tahrip edip susturmaktır.

Beynindeki bir kimlik sorudaki iğrençliği arzulamakta, diğer  kimlik, (diyelim ki vicdan) bunun iğrençliğini bilip karşı koymaktadır. Kişinin ileride ne yapacağı, bu iki kişinin zihninde verdiği savaşı kimin kazandığına göre belirlenecektir.

Allah’ın bu konuda bize bildirdiği çözüm anahtarı, zihindeki ahlaksız kişiliği besleyen şeytana savaş açmaktır. Şeytandan Allah’a sığınmak, samimiyetle tövbe etmek insan zihnindeki şeytani kimliğin cesaretini kırmakta, sesini kesmekte ve böylece insanın haram şeylere arzusu ciddi şekilde budanmaktadır. İsteyen denesin ve bir kaç dakika içerisinde işe yaradığını bizzat görsün.

Her türlü günahın hayali tehlikelidir ama bilhassa haram şehvetin hayali kat kat fazla tehlikelidir. Çünkü bu pislik içerisinde sürükleyici bir haram zevkin enerjisi vardır. Aç insanın yemek düşünmeye dalması gibi, çeşitli psikolojik açlıklar hisseden insan da ona göre türlü hayallare kapılarak kendini tatmin etmeye kalkışabilir. Haram bir şeyleri zevk için hayal etmek son derece yanlış ve yıkıcı bir yoldur.

Zira bir süre sonra o hayal baştan savılamaz bir cin gibi zihne çökecektir. Artık o hayli gerçekleştirmeye -mesela tecavüz- gerçekten de yaklaştığını fark edip kurtulmak isteyecek, ama belki de artık çok geç olacak ve zihnine hükmedemeyecektir.

Zina, fuhuş, tecavüz gibi davranışlar, -uyuşturucu veya bir hastalık ile beyinlerinin kontrol mekanizmaları çökenleri hariç tutarsak- hep böyle gayri meşru bir ilişkiyi uzun süre hayal etmekten ve şeytandan Allah’a yeterince sığınmamaktan kaynaklanıyor.

Hayali her tekrarlamakla beyinde o düşünceye giden bir otoyol inşa oluyor ve sonra o düşünce zihinden gitmiyor bir türlü. Onu hayal ede ede sonunda zihin, aklı esir alıp gidip o felaketi zorla işletiyor. Bu yüzden insan bir haram düşünceyi bilinçli şekilde tekrarlamaktan sık sık Allah’a sığınmalıdır. Allah’ın yardımı zihni şeytandan kurtarmanın en güçlü yöntemidir.

Tabi, yalın ve kuru kuruya euzu çekmekle yetinmeyip, bu ifadenin içeriğini dolduracak hayali tefekkürü de sürece dahil etmek manevi kurtuluşun hızını ve etkinliğini arttırır. Şeytanın aşağılını, mahkum olduğu cehennemi, dünyanın faniliğini, Allah’ın helaline şükrün önemini bu bağlamın içerisine koyarak düşünmek, bu sığınmayı gerçek anlamda etkin hale getirir.

Bu sığınma sürecinde o çirkin hayal zihne yine gelebilir arada bir boşluk bulunca. Mümin endişelenmesin, o hayal ile boğuşmak yerine yine Allah’a sığınsın. Gide gide Allah’ın Nurunun yardımıyla, üzerimizdeki şeytanın ve emmare nefsin gayri meşru soluğu kesilecektir.

Bunu yaparken diğer yandan da bize helali nasip eden Allah’a çok şükredelim. Elimizdeki nimete daha fazla özen gösterip değer verelim. Çünkü haramı hayal etmenin bir sebebi de helal nasibe yeterince şükretmemektir. Muhammed Bozdağ