Denizanası ölümsüzmüş, kendini yumurtaya dönüştürüyormuş!

353
Aşkla İmtihan

İnsanlığın imanının nasıl çalındığına bir bakın… Hayvanların ömürlerini bir haftadan 200 yıla kadar sıralayan bir haberin sonu şöyle bağlanıyor:

Meğer bilimciler denizanasının “aslında ölmediğini, sadece yumurta haline dönüşerek kendini korumaya aldığını fark etmişler.Genlerinde değişiklik yaparak çocukluk evresine dönüş yapabiliyormuş. Şu feci, akıl ve basiret dışı dehşet verici cümleye bakar mısınız? İşte günümüz insanının aklını böyle çökerttiler. Bizi akılsızlardan daha akılsız hale getirerek bize ateizmi böyle benimsettiler. Hem de koskoca bilimciler böyle yorumlamışlar olayı.

Habere bir baksanıza… Su kuruyor ve minik denizanasının bedeni bebeklik öncesine, yani yumurtaya dönüşüyor. Peki nasıl oluyor bu? “Sadece yumurta haline dönüşerek kendini korumaya aldığını fark etmişler.” Bilimcilerin idrakine göre. Batsın böyle sapıtan ve saptıran bilim! Yazıklar olsun böyle basiretsiz, idraksiz, nasipsiz kahredici bilimcilik anlayışına!

O minicik canlı kendi kendine yumurtaya dönüşüyor öyle mi? Hem kendi bedenini yok edihp yumurtaya dönüştürme kudreti onun ve hem de böyle yaparak korunabileceğinin bilincine sahip ölme mi? Resmen ilah yapıyorsunuz bu zavallı canlıyı. Bu mantığa göre insan da spermden bebeğe ve yetişkinliğe kendi kendine dönüşüyor. Her şey kendi kendini yaratıyor yani. Her şeye ilah diye tapınmak akılsızlığı, basiretsizliğidir ahir zaman insanın başına kıyameti koparacak olun.

Kesin gerçeği şu ayet apaçık ilan eder: “Tüm bunlar Allah’ın yaratmasıdır. Allah’tan başkasının yarattığı bir şeyi hadi gösterin bana! Hayır! (Gerçeği saptıran) zalimler kesin bir sapıklık içindedirler.” (Lokman, 11)

Allah gibi, sonsuz, sınırsız, zaman mekân ötesi, ezeli ve ebedi bir kudretin yaratması olmazsa en küçük bir atomun bile yaratılması imkânsızdır. Bilim felsefesi dedikleri safsata önce tüm bu doğa yasaları ve madde varlığını kendi kendine olmuş, oluşmuş, kendi kendini tesadüfen yaratmış şeklinde bir safsatayı kabulle başlıyor işe. Bu temel tamamen çürük, asılsız, zan, ispatı imkansız ve de akla basirete aykırı bir iddia. Her şeyi yapan madde ötesi tek bir sınırsız ilahı reddediyorlar; yerine her aciz, zavallı, bassan ezilecek yaratığı kendi kendini yaratan ilah yerine koyuyorlar. Hep pes ilah hem hepsi çürüyen, aciz, yıkılıp parçalanan şeyler. Zavallı akıl çökmesi, zavallı ateist bilim felsefesi…

Gerçek bilim inkâra değil imana hizmet eder. Bu olayda Allah’a inanmayan bilimcilerin dahi söyleyebileceği söz şu olabilirdi: “Su kuruyunca denizanasının yumurta evresine dönüştüğü tespit edilmiş.” Hepsi bu. Allah yaptı demeye diliniz varmıyorsa bile bunu kendi kendine yaptı diyemezsiniz.

Dikkat edelim. Akıl, basiret, ilim ve irfan edinemeden, okumadan ve ezber içerisinde yetişen bir nesil bu meselelerin farkında değil. Kitlesel halde savruluyoruz şeytanın saflarına. Allah nesillerimizi bu felaketten korusun.

Resmen şuuraltını derinden kodlayan bu şirk propagandasını hangi site yaptı biliyor musunuz? Dindarların yönettiği ve benim de sık sık önemseyip okuduğum bir haber sitesi, Haber 7. ve böyle şeyler ilk değil asla…  Biz muslümanlardaki bilinç çöküşü ve şeytana hizmet şuursuzluğu bu dereceye ulaştı yani. Bizim inançlı insanımız bile zihnimize dinsizlik propagandası ektieinin farkında değilse kıyameti bekleyin siz. Artık imana saldırı karşısında herkes korumasız. Artık Allah’tan ve kendi çabamızdan başka hiç bir korumamız yok. Sinsilik heryere girmiş. Bir felaket içine düştük. Bu kadar bilinçsiz insanlar olduk. Düşünün ne kıyamete düştüğümüzü siz. İşte o haber:  http://www.haber7.com/foto-galeri/35944-hangi-hayvan-ne-kadar-yasiyor/p25

“Ölümsüz denizanası: Onun adı Latincede “Turritopsis Nutricula” olarak geçiyor. Sadece 5 milimetre çapında ufacık bir denizanası o… Ama Turritopsis Nutricula’yı diğer canlılardan çok önemli bir farkı var: Sonsuza kadar yaşayabilmesi.

Turritopsis Nutricula’nın ölümsüz olduğu, aslında ABD’de yapılan basit bir deney sırasında ortaya çıkmış. Su dolu bir akvaryuma koyulan ilginç denizanası, bir süre orada unutulmuş. Bu süre içerisinde su kurumuş ve denizanası  hareketsiz  olarak kalmış. Bilim adamları öldü sanılan Turritopsis Nutricula’yı bir kez daha incelediklerinde,  aslında ölmediğini, sadece yumurta haline dönüşerek kendini korumaya aldığını fark etmişler. Yani ilginç canlı, bir tehlike anında genlerinde değişiklik yaparak çocukluk evresine dönüş yapabiliyor ve bu sayede kendini tehlikelerden koruyor. Üstelik bu döngü sınırsız kez tekrarlanabiliyor; bu da Turritopsis Nutricula’ya ölümsüzlük kapısını açmış oluyor.

Turritopsis Nutricula, eğer kendisini dışarıdan gelecek  fiziksel tehlikelere karşı koruyamazsa, işte o  zaman  ölüyor…”